Bala saygı


Bal arınındır!

Arıların hareketlerle (biz ona dans diyoruz) haberleştiklerini, birlikte çalıştıklarını, kraliçe arıya ve kovana ölümüne bağlı olduklarını ve bir işçi arının sadece 40 gün yaşayıp, hayatı boyunca bir çay kaşığı bal toplayabildiğini biliyor muydunuz?

Veganlar bal yemez, neden mi? Çünkü bal, petekte büyüyen yavru arıların tek besin kaynağıdır. İşçi arıların topladığı bal ve propolis ile sağlıklı büyürler. Arıcılar o balın tamamını çalar yerine şekerli su bırakır. Ancak, şekerli suyun arılara besinsel hiçbir faydası olmadığı gibi, inorganik tarımın kirlettiği suyun ve şekerin barındırdığı kimyasallar, son yıllarda arıların toplu ölümüne neden oluyor. Arıcılar, arılar kovanı terketmesin diye kraliçe arının kanatlarını koparırlar. Hiçbir anestezi almadan kollarınızın koparıldığını düşünün. Arıcılar, arılar normalden daha çok çalışsınlar diye onları korkutup kovandan uzaklaştırmak için gaz sıkarlar. Bu uygulamalar yüzünden o zeki hayvanların birçoğu ölür.

Arılar artık soyu tükenmekte olan türler arasında yerini aldılar. Bitkileri döllenmesi için ihtiyaç duyulan, insan neslinin devam edebilmesinde önemli rol oynayan arıları maddi kazanç, hırs ve gereksiz kullanımımızla göz göre göre yok etmemiz, bindiğimiz dalı kesmekten farksızdır. Insanın sağlıklı yaşayabilmesi için arı ürünlerine ihtiyacı yoktur. Arının kendi kolonisinin selahiyeti için var gücüyle yaptığı çıktıları en çok arılar hakeder.

Yediklerimizin 1/3’ünü sağlayan arıların, bebeklerine verdikleri tek besinleri olan balı da çalmak tam da bencil, dünyayı kendisi için yaratılmış gören insana has bir özelliktir. Bu yanlış görüşü, bu bencil inancı artık terketme zamanı. Vegan olalım, yaşayan ve bir yüzü olan her canlının hakettiği saygıyı onlara iade edelim.

Yazar: kedi_kuyrugu

Bir cevap yazın